Öz Şefkat ve Psikolojik İyi Oluş
Öz şefkat kavramının psikolojik iyi oluşla ilişkisini araştırma bulguları ve günlük yaşam örnekleriyle ele alan yazı.
Kendimize zor zamanlarda nasıl davrandığımız, psikolojik iyi oluşumuzla ilişkili olabilir mi?
Hata yaptığımızda, istediğimiz bir şey gerçekleşmediğinde ya da hayatın zorlayıcı dönemlerinden geçerken kendimize nasıl davrandığımızı hiç fark ettiniz mi? Bazen bir yakınımız aynı durumda olsa ona göstereceğimiz anlayışı kendimize göstermeyebiliriz.
“Herkes hata yapabilir.” diyeceğimiz bir durumda kendimize “Bunu nasıl yine yaptım?” diyebilir, yaşadığımız güçlüğü kendimize yönelik sert eleştirilerle karşılayabiliriz. Öz şefkat, tam da bu noktada karşımıza çıkan bir kavramdır.
Öz şefkat nedir?
Öz şefkat, kişinin zorlandığı, hata yaptığı veya başarısızlık yaşadığı zamanlarda kendisine anlayış ve destekle yaklaşabilmesini ifade eder. Kristin Neff'in yaklaşımında öz şefkat; kendine nezaket, yaşanan güçlüklerin insan olmanın ortak bir parçası olduğunu fark etme ve yaşanan deneyimlere dengeli bir farkındalıkla yaklaşma olmak üzere üç temel boyut üzerinden ele alınır.
Buradaki “şefkat” kavramı, kişinin kendisini sürekli haklı çıkarması ya da yaptığı hataları görmezden gelmesi anlamına gelmez. Aksine kişi yaptığı hatayı kabul ederken kendisine karşı gereksiz yere sert ve yargılayıcı olmamayı öğrenebilir.
Öz şefkat psikolojik iyi oluşla nasıl ilişkili?
Araştırmalar, öz şefkat ile psikolojik iyi oluş arasında genel olarak olumlu bir ilişki olduğunu gösteriyor. 2015 yılında yayımlanan ve 16 binden fazla katılımcıyı içeren bir çalışmada, öz şefkat ile farklı iyi oluş göstergeleri arasındaki ilişki ortaya konmuştur.
Daha yakın tarihli çalışmalar da öz şefkatin psikolojik sağlık ve iyi oluşla ilişkisini desteklemektedir. Örneğin 2025 yılında yayımlanan bir sistematik derleme, öz şefkat ile psikolojik sonuçlar arasındaki ilişkide tekrarlayan olumsuz düşünme, kaçınma ve farkındalık gibi süreçlerin rol oynayabileceğine işaret etmektedir.
Bu bulgular, kişinin kendisiyle kurduğu ilişkinin psikolojik iyi oluş açısından dikkate değer olabileceğini düşündürüyor.
Kendi tez çalışmamda ne buldum?
Bu konu, benim yüksek lisans tez çalışmamın da temel başlıklarından biriydi. Yetişkinlerle gerçekleştirdiğim araştırmada, öz duyarlık ile psikolojik iyi oluş arasında pozitif yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki buldum.
Başka bir ifadeyle, araştırmaya katılan kişilerin öz duyarlık düzeyleri yükseldikçe psikolojik iyi oluş düzeylerinin de daha yüksek olduğu görüldü. Bu bulgu, daha önceki araştırmaların ortaya koyduğu genel tabloyla da benzerlik gösteriyor.
Dolayısıyla kendimize zorlandığımız anlarda nasıl yaklaştığımızın, psikolojik iyi oluşla birlikte değerlendirilmesi anlamlı olabilir.
Kendimize karşı daha şefkatli olmak ne demek?
Öz şefkat bazen “kendine iyi davranmak” şeklinde oldukça basit bir ifadeyle anlatılabiliyor. Oysa günlük hayatta bunun karşılığı her zaman kolay olmayabilir.
Bazen kendimize karşı daha şefkatli olmak;
- Bir hata yaptığımızda kendimizi tamamen başarısız olarak tanımlamamayı,
- Yaşadığımız güçlüğün yalnızca bize özgü olmadığını fark etmeyi,
- Değiştirmek istediğimiz yönlerimizi kabul ederken kendimize karşı düşmanca bir tutum geliştirmemeyi içerebilir.
Bu nedenle öz şefkat, kendimizle ilgili her şeyi olumlu görmekten çok, zorlandığımız zamanlarda kendimizle nasıl bir ilişki kurduğumuzu yeniden değerlendirmekle ilgilidir.
Aydemir, S. (2026). Toplumsal cinsiyet algısı ile öz duyarlık ve psikolojik iyilik hali arasındaki ilişkinin incelenmesi [Yayımlanmamış yüksek lisans tezi]. İstanbul Nişantaşı Üniversitesi.
Neff, K. D. (2023). Self-compassion: Theory, method, research, and intervention. Annual Review of Psychology, 74, 193–218. https://doi.org/10.1146/annurev-psych-032420-031047
Zessin, U., Dickhäuser, O., & Garbade, S. (2015). The relationship between self-compassion and well-being: A meta-analysis. Applied Psychology: Health and Well-Being, 7(3), 340–364. https://doi.org/10.1111/aphw.12051