Düşüncelerimiz Duygularımızı Nasıl Etkiler?
Bilişsel Davranışçı Terapi yaklaşımında düşünce, duygu ve davranış arasındaki ilişkiye sade ve bilimsel bir bakış.
Aynı olay karşısında neden farklı insanlar farklı duygular yaşayabilir?
Bunun önemli nedenlerinden biri, yaşadığımız olayın kendisinden çok, o olaya verdiğimiz anlamın duygusal deneyimimizi etkileyebilmesidir. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) yaklaşımında düşünceler, duygular ve davranışlar birbiriyle ilişkili bir bütün olarak ele alınır. Yani zihnimizden geçenler nasıl hissettiğimizi ve nasıl davrandığımızı etkileyebilir; davranışlarımız ve duygularımız da düşüncelerimizi etkileyebilir.
Burada amaç, her durumda olumlu düşünmeye çalışmak değildir. BDT açısından önemli olan, zihnimizden geçen düşünceleri fark etmek ve bunların ne kadar gerçekçi ve işlevsel olduğunu değerlendirebilmektir.
Düşünce bir gerçek midir?
Gün içerisinde zihnimizden çok sayıda düşünce geçer. Bunların bazıları o kadar hızlı ortaya çıkar ki, çoğu zaman onları düşünce olarak değil, doğrudan gerçeklik olarak algılarız.
Örneğin:
- “Kesin başarısız olacağım.”
- “Herkes benim hata yaptığımı gördü.”
- “Bana mesaj atmadı ise demek ki benden hoşlanmıyor.”
- “Bir hata yaptım ve her şey mahvoldu.”
Bu düşünceler ortaya çıktığında beraberinde belirli duygular ve davranışlar da gelebilir. Örneğin başarısız olacağını düşünen biri kaygı yaşayabilir ve bu kaygı nedeniyle yapması gereken bir işi erteleyebilir. Erteleme kısa vadede rahatlatıcı hissettirse de, zamanla işlerin birikmesine ve performansın olumsuz etkilenmesine yol açabilir.
Bunun sonucunda kişi kendisini başarısız veya yetersiz hissedebilir ve bu deneyim, başlangıçtaki olumsuz düşünceleri yeniden güçlendirebilir. Böylece düşünce, duygu ve davranış arasında birbirini besleyen bir döngü oluşabilir.
BDT'de neye bakılır?
Bazen bizi zorlayan şey, yaşadığımız olaydan çok, olay hakkında yaptığımız hızlı yorumlar olabilir. Bu nedenle terapi sürecinde kişinin otomatik olarak ortaya çıkan düşüncelerini fark etmesi, bu düşünceleri kanıtlar doğrultusunda değerlendirmesi ve daha dengeli bakış açıları geliştirmesi üzerinde çalışılabilir.
Bu, “olumsuz düşünme, yerine olumlu düşün” demek değildir. Daha çok, düşüncenin ne söylediğine biraz mesafe alarak bakabilmekle ilgilidir.
Değişim yalnızca düşüncelerden geçmez
BDT'de değişimin yalnızca düşünceleri değiştirmekten ibaret olmadığını da belirtmek önemlidir. Düşünceler, duygular ve davranışlar karşılıklı olarak birbirini etkiler. Bu nedenle terapi sürecinde düşünceler üzerinde çalışmanın yanında davranışsal değişiklikler, günlük yaşamda yeni deneyimler ve kişinin kaçındığı durumlarla daha farklı şekillerde başa çıkması üzerinde de çalışılabilir.
Bazen küçük bir davranış değişikliği yeni bir deneyim yaratır; bu deneyim de kişinin kendisi veya içinde bulunduğu durum hakkındaki düşüncelerini değiştirebilir.
Sonuç olarak BDT'nin bakış açısı, “Her şeyi düşüncelerimiz belirler.” demekten çok, düşüncelerimizin duygularımız ve davranışlarımızla nasıl bir etkileşim içinde olduğunu fark etmeye dayanır.
Beck, J. S. (2014). Bilişsel davranışçı terapi: Temelleri ve ötesi (M. Şahin & I. Tarı Cömert, Çev.). Nobel Akademik Yayıncılık.